OĞULCAN OYMAK YAZDI; “KARANLIK SAVAŞ”

Dünya nüfusu 7 milyar’ı geçmiş vaziyette…bir çok ülke de küresel çapta komplo teorileri konuşulsa da! İnsanlığın büyük bir kısmı bu konulardan uzak ve ilgisiz bir biçimde günlük yaşantılarına devam etmektedir… DÜNYA’da 172 bağımsız ülke var ise 172 adette Devlet mevcuttur. Buda 172 ayrı devlette 172 derin yapının var olabileceği gerçeğini ortaya koyuyor… Bu derin yapılar kendi ulusların da politik birer konu unsuru olsa da ! İnsanlığın çok az kısmının haberdar olduğu 2 büyük gizemli gücün savaşında pekte ciddiye alınacak unsurlar olmadığını açıkça söyleyebiliriz…

KÜRESELCİLER VE ULUS DEVLETLER !!!

KÜRESELCİLER: dünya üzerinde asırlardır var olmuş azınlık denilebilecek bir zümre’nin ekonomik ve stratejik güçle global anlamda egemenlik kurma çabasında olan bir yapılanma…

ULUS DEVLETLER : şu an ki , Dünya düzeninin devam etmesini gaye edinmiş…tüm dünya yönetimini tek bir aileye vermektense ulus Devletlerinin hakimiyet kurarak Dünyayı birleşmiş milletler gibi uluslararası kooperatif ve işbirliği tarzı organizasyonlarla yönetmeyi amaçlamış stratejik Devlet planlama sisteminin devami…

Amerika ve İngiltere merkezli global güce sahip özellikle ( rockfeller ve rocthild aileleri)’ nin global dünyada belli bir güç ve paraya sahip çok uluslu sirketleri kullanarak Türlü entrikalarla milli Devletleri yıkıp tek bir merkezden Tüm dünyayı kontrol edebilecek plan dahilinde yürüttüğü projelere karşı donald Trump,Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan gibi ulus Devletlerinin temsilcilerinin yürüttüğü büyük bir savaşın izlerini görebiliyorum okuyabiliyorum… Aslında tam anlamıyla Gizli kalmış gerceklerin ilk defa ortaya çıktığını 15 temmuz gecesi gördük…herkes fethullahçı terör örgütünü bir CIA organizasyonu zannederken durum bir istihbarat teşkilatının saha elemanlarından çok daha derin bir konudan ibaretti…zira Fethullahçı terör örgütü KÜRESELCİLER adı verilen yapılanmanın ufak bir parçasıydı…konunun daha derin ve teknik tarafına girmeden detaysız biçimde geniş bir perspektif te anlatacağım…donald Trump ulus devletleri savunan KÜRESELCİLER adı verilen yapılanmanın kirli oyunlarını farkeden ve onlara karşı büyük bir mücadeleye giren liderdi. Donald Trump aslında çoğu insanın alay ettiği ama ne kadar doğru ve haklı bir savaşın içine girdiğini fark edemeyen insanlar için gelecekte ki dünyasında huzur ve refah için mücadele eden bir adamdı…. Donald trump’ın Bill Gates,Elon Musk ve Jeff bezos gibi büyük iş adamlarına baskı yapmasında ki temel hususda bu çok uluslu şirketlerin kontrolünün KÜRESELCİLER’de olmasıydı..(bir sonra ki yazım da KÜRESELCİLER’in uluslararası operasyonlarını detaylarıyla yazacağım…! ) Joe biden ise KÜRESELCİLER’in 1 numaralı adamıdır…donald trump’ın kaybetmesi ulus Devletler için büyük bir tehdit ortaya çıkarmıştır…KÜRESELCİLER çok büyük bir güç elde etmiş artık dünyanın süper gücü tamamıyla onların kontrolüne gecmistir….elbette macron, Tayyip Erdoğan ve Putin gibi ulus Devletlerin güçlü temsilcileri de bu yapılanmaya karşı gizli olan ve stratejilerini hazırlıyorlardır…bu karanlık savaşı 20 ocak’tan sonra çok daha etkin hissedeceğiz, yıkılacak bir çok ulus devlete şahit olacağız ve umarız donald trump’ın gösterdiği dik duruş ve mücadeleyi ulus devletler top yekün gerçekleştirir….ve kan emici vampir KÜRESELCİLER’in tüm kirli planları yerle bir olur….

/ OĞULCAN OYMAK

OĞULCAN OYMAK YAZDI : “İSRAİL’DE TÜRK LOBİSİ “

Türk milleti olarak dünya üzerinde bir çok halk ve Devletle tarihsel ilişkilerimiz mevcuttur. Öyle ki İsrail bu ülkelerin en önemlilerinden bir tanesidir. Her ne kadar son 15 yılda İsrail’le olan ilişkilerimiz problemlerle dolu olsa da…bunun temelinde şüphesiz İsrail’de ki Siyonist rejimin özellikle Simon perest ( rahmetli oldu) ve benyamin netanyahu gibi aşırı ırkçı siyasetçilerin yanlış tavırları yüzünden ülkemiz İsrail’le karşılıklı olarak yakın bir politika izlemekten kaçınmaktadır. Neyse siyasi argümanları fazla kullanmadan İsrail ile tarihsel yakınlığımızdan bahsedecegim..oğuz kagan’la birlikte Türkler yoğun bir biçimde İslamiyeti kabul ederken bazı Türk boyları da Hristiyanlığı kabul etmistir. Türk boyları içerisinde sadece bir tanesi Hazar Turkleri yahudilik dinini secmistir. Öyle ki Hazar kağanlığı kurulmustur. Bu kağanlık tarihte ki, ilk ve tek Musevi Türk Devletidir. Uzun yıllar hüküm süren bu devlet yıkıldıktan sonra Hazar Türkleri dünyanın bir çok yerine dağılmış yahudilik dinini de yaşatmaya devam etmişlerdir. Bugün özellikle İsrail nüfusunun az da olsa ufak bir bölümü Türk asıllıdır bunlar zamanla asimile olsalarda Türk kanını taşıdıkları aşikardır……. Orta çağ yıllarında ise engizisyon mahkemelerinin terör estirdigi papalık yönetiminin cahilce politikalarıyla Avrupa da yüz binlerce yahudi katledilmiş ve sürgün edilmistir. İnsanlık dışı vahşetin sergilendiği o yıllarda yahudilerin acı sesine sadece Osmanlı Sultanı 2.beyazıd kulak vermiş Kemal reis komutasında ki büyük bir donanmayı İspanya’ya göndererek 100 binlerce yahudiyi Osmanlı Topraklarına getirerek hayatlarını kurtarmıştır. Osmanlı topraklarında ki Yahudilerin can ve mal güvenliğini sağlayan Beyazıt bununla ilgili kanunname dahi yayınlamış ve Yahudilerin yüzlerce yıl adil bir biçimde Osmanlı topraklarında yaşamasına zemin hazırlamıştır. Şüphesiz sultan 2. Beyazıt’ın yardımı olmasa bugün ki İsrail devleti de tarih sahnesinde yerini alamayacaktı….İsrail Devletinin ise nüfusu 7 milyondur. Bugün İsrail’de 50 bin civarı Türkiye 120 bin civarı da Azerbaycan kökenli Türk israil vatandaşıdır. Öyle ki orada kurdukları dernekler vasıtasıyla da bu vatandaşlarımız başarılı bir lobi faaliyeti yurutuyor…bu başarıya en büyük örneği ise azerbaycan Ermenistan savaşında İsrail’in Azerbaycan devletini desteklemesini ön görebiliriz. İsrail kabul edelim etmeyelim yanlış veya doğru dünyanın en güçlü devletlerinden birisidir. Böylesine güçlü bir devletin içerisinde oluşturulmuş güçlü bir lobi faaliyeti İsrail gibi güçlü bir devletin faaliyetlerini lehimize çevirmemizi sağlayacaktır….AZERBAYCAN BUNU BAŞARDI… TÜRKİYE DE BAŞARABİLİR…/ Oğulcan Oymak

OĞULCAN OYMAK YAZDI “KIZIL AKREPLER ÇETESİ”

Dünyanın bir çok ülkesinde suç faaliyetleri yürüten yasadışı örgütler mevcuttur. Mafya vari yöntemlerle yaşadıkları bölgelerde korku salan bu örgütler zaman içinde kazanç ve menfi çıkarlarını artırmak için çeşitli yenilikçi yöntemlere başvurmuştur öyle ki, bu örgütlerin faaliyetleri uluslararası boyutlara ulaşmıştır. Bu yazımızda ise Kanada da kurulan zamanla dünyanın bir çok yerinde suikast yapma gücüne kavuşmuş etki alanını genişletmiş kızıl akrepler grubundan bahsedeceğiz…….. Dünyanın en refah ülkelerinden birisi olarak bilinen Kanada da…! Suç oranı neredeyse hiç denecek kadar azdir… Kanada gibi güvenli ve refah seviyesi yüksek bir ülke de Mafya ve suç örgütlerinin faaliyetlerinin hız kazanması şaşırtıcı bir durum olsa da ! 2000 li yıllardan sonra suç örgütleri bu refah düzeyi yüksek ülkelerde ki güvenlik zaafiyetlerini farketmiş ve buralarda faaliyetlerini genişletmiştir. Kızıl akrepler örgütü de bu zaafiyetten faydalanmış, Quang Vinh Thang Le tarafından 2005 yılında Vancouver’ da kurulmustur. Kanada da yerel faaliyetler sürdüren bu örgüt aslen Vietnamlı olan Vietnam da ki esrar ticareti konusunda tecrübeleri ve uluslararası bağlantılarını kullanan Quang Vinh Thang Le (Michael Le olarak bilinir)’nin aracılığıyla bu örgüt içerisinde tetikçi bir ekip oluşturulmuş tüm dünya üzerinde faaliyet yürüten Mafya ve çetelerin hedefinde ki isimleri para karşılığında suikastle öldürmeyi gaye edinerek Kolombiya’dan Ürdün’e, ürdünden İstanbul’a, İstanbul’dan dubaiye bir çok suikastı gerçekleştirmiştir. Bu örgütün ismi ilk defa ülkemizde faaliyet yürüten bir uyuşturucu baronunun dubai de 2 Kanadalı tetikçi tarafından öldürülmesiyle duyulmustur. Gazeteler ve haber kanalları bu örgüt hakkında yeterli bilgilere sahip olmadığı için haberlere pek yansımamıştır. İşin garip tarafıysa, bu 2 Kanadalı tetikçi Vancouver da vahşi bir biçimde öldürülmüş cesetleri farklı yerlerde bulunmustur………bu yazıyı yazmamda ki ana unsura gelirsek” küresel çapta ki organize suç örgütlerinin sahip oldukları güçten kimsenin farkına varmamış olmasıdır düşünsenize Kanada da faaliyet yürüten bir mafya grubu binlerce kilometre uzakta İstanbul da bir iş adamını öldürebiliyor yada Dubai de yada başka bir ülke de !!! Ve bu cinayetleri işleyen tetikçiler faaliyeti gerçekleştirdikleri ülkelerde yaşamıyor Kanada da yaşıyor ve bu tetikciler bilmedikleri ülkelerde suikast yapıyor ve yakalanmadan ülkelerine dönebiliyorlar… Filmlerde göreceğimiz aksiyon sahneleri gibi ama gerçek yaşanmış hadiseler…. Bu suç örgütlerinin bu güce nasıl ulaştıklarını bilemem ama küresel çapta gitgide yaygınlaşan benzeri yapılanmalar

OĞULCAN OYMAK YAZDI : AJANLARIN SULTAN’I ”JASMİN”

Yaşadığımız Dünya da Şüphesiz Devletler için En Az diplomasi Kadar Önemli Bir Başka Unsurda İstihbarat Faaliyetleridir. Bir Çok Devlet İstihbarat Faaliyetlerini yürütecek Kurumlar İçin büyük bütçeler Ayırmaktadır. Ve Yoğun psikolojik, teknik ve fiziksel eğitimlere Tabi Tuttukları İstihbarat Elemanları Aracılığıyla Bağlı Bulundukları Ülkelere Yönelik ….. Saldırı Faaliyetlerine karşı İstihbarat Toplayarak gerekli önlemlerin alınmasını sağlamayı gaye ediniyor……Bu Yazımızda Belki De Türk Tarihinin En Başarılı İstihbarat Operasyonunu ve Muazzam Bir gizli servis ajanı jasmin’i Anlatacağız…….

Dünyanın Bir Çok Ülkesinde Yaşayan Yahudiler Mevcuttur. Yahudiler Küresel Çapta Popülaritesi ve statüsü yükzek bir azınlıktır. bu konjoktürü inkar edemeyiz…. ama Dünya Genelinde ki Yahudileri incelediğimizde Saygı Duymamız Gereken bir Topluluk vardır. bana Göre Bu Topluluk Ülkemiz Açısından da Hayati Öneme Sahiptir.! …… ”ÜLKEMİZDE YAŞAYAN DEVLETİMİZ VE MİLLETİMİZE BAĞLI TÜRK YAHUDİLERİ ” Evet Mossad Gibi Yüksek standartlarda ki Bir İstihbarat Servisine Eleman Yerleştirmek İmkansız Ötesi Bir Durumdur….! yıllar Önce Milli İstihbarat Teşkilatının Çok Özel Yeteneklere Sahip Bir Ajan Yetiştirip Bu Ajanı Mossad’ın İçerisine yerleştirip….mossad’da stratejik bir konuma yükselteceğini söyleselerdi. kimse inanmazdı sanırım…!

BAŞARDIK…..BAŞARDIK….BAŞARDIK…… Herkes Tarafından Bilinmese de Devletimiz Bunu Ülkemizde Yaşayan Bu Ülkenin Devlet Ve Milletine Gönülden Bağlı Türk Vatandaşı Bir Yahudi Hanımefendi Aracılığıyls Başardı….

DİPNOT: ( MİT KANUNU GEREĞİ DETAYLI BİLGİ VE AÇIKLAMALARDA KESİNLİKLE BULUNMAYACAĞIM ZİRA KANUNEN SUÇTUR. SADECE OLAYA GENEL PERSPEKTİFTEN BAKACAĞIM )

jasmin adında ki hanımefendiyi özel bir itinayla yetiştiren Milli İstihbarat Teşkilatı Mossadın İçine sızmasını sağlamıştır. yoğun psikolojik, fiziksel ve teknik eğitimlerden Geçen Jasmin İsrail de mossad tarafından verilen görevleri başarıyla ifa etmiş zamanla mossad içerisinde belli bir statüye ulaşarak kritik bir görev üstlenmiştir. .. velhasım kelamdır ki, beklenen gün gelmiştir. Mossad Türkiye de sistematik planlar yapıp…2 ayrı suikast planlamış ve bu suikastler vasıtasıyla kaos ve kargaşa ortamı yaratmayı hedefleyen bir operasyonun düğmesine Basmıştır. Operasyonu bir şekilde Öğrenen jasmin gizli bir biçimde tüm detaylara Vakıf Olarak operasyon hakkında Gerekli Makamlara Bilgileri İletmiştir. jasmin’in verdiği Bilgiler Vasıtasıyla Mit Gerekli Önlemleri almış Suikast için Ülkemize gönderilen 2 ayrı mossad ekibini etkisiz hale getirmiştir………….. büyük bir başarı elde eden jasmin bu başarının sonucu olarak açığa çıkacağını biliyordu.! ve acilen istihbarata karşı koyma operasyonu öncesinde mit tarafından organize edilen muazzam bir kaçış planı hazırlamıştır. ve gizli bir biçimde filistine geçmiş oradan da gizli bir yolla ürdün’e geçerek özel uçakla Türkiyeye Getirilmiştir. mossadın operasyonu öğrenilip karşı önlemler alınarak etkisiz hale getirilen mossad ajanlarının haberi mossad merkezine ulaştığında jasmin’in içlerine yerleştirilmiş bir ajan olduğunu da anlamaları çok geç olmamıştı. acilen jasmin’i yakalamak için harekete Geçen mossad……….çok geç kalmıştı. zira jasmin çoktan Ülkemize Gelmiş Devletimizin Güvenli Kanatları Altına Girmişti………JASMİN’in Yaptığı iş asırlar boyu unutulmayacak bir kahramanlıktı…JASMİN Ülkemizde Yaşayan Yahudiler Hakkında ki Tüm Öngörüleri Değiştirmiş Gerçekten büyük bir saygıyı hakketmişti……………..TANRI HER DAİM YARDIMCISI OLSUN VE YOLU HER DAİM AÇIK OLSUN……………….TÜM OKURLARA İYİ GECELER DİLİYORUM

/ OĞULCAN OYMAK

ÇAĞIMIZIN MORGOTH’U KİMDİR?

TOLKİEN’in Orta Dünya Evrenini Bir Çoğunuz Bilirsiniz, Gerçekten İlginç Bir Adam Bir Asırdan daha Kısa Bir Ömürde Devasa Bir Hayal Gücünü Yazıya Dökmüş Bir Adam….Binlerce Karaktere hikayelerinde yer Vermiş onlarca mekana, muazzam Güzelliği lanse ettiği şehirlere ve valinor isimli dünya dışı muazzam bir evrende dahil mükemmel bir hayal gücüyle ortaya ölümsüz eserler koymuştur. bu orta dünya da ki bir çok kötü karakter ise dünyanın kara düşmanı ve onun iş birlikçileri olarak nitelendirilmiştir. bunların başında MELKOR( MORGOTH) Gelmektedir. morgoth valar isimli ölümsüz bir ruhtur. ve çeşitli büyü güçleriyle dünyayı yok etme gayesi güden büyük bir düşmandır………………………Anlatılan Çağda kılıç, kalkan ve okların kullanıldığını varsayarsak çağımızın teknolojisinden uzak bir çağ olduğu aşikar…. peki sorulması gereken esas soru hangisidir ?……………. Aslında çok açık ve net….

ÇAĞIMIZIN MELKOR’U KİM?

Evet kılıç ve kalkan çağından uçaklara…uzay yolculuğuna…son teknolojik silahlara ulaşabilen bir dünya da da elbette insanlık için büyük bir tehdit…. orantısız kullanılan kullanılan veyahut yanlış emeller sonucu kullanılan teknoloji olacaktır……..ŞÜPHESİZ.!

Örnek, elon musk inanılmaz bir adam…çok zeki ve teknolojiyi çok üstün kullanma yetisine sahip bir adam…türlü şirketleri var. uzay çalışmaları neredeyse Nasa düzeyinde..! geçenlerde bir haber okudum. uzaya çeşitli sinyaller göndermiş. space-x şirketi aracılığıyla…bu sinyaller dünya için büyük bir tehdit oluşturma gayesi de taşıyor muhakkak…zira bizden daha üstün teknolojiye sahip başka gezegenlerde ki yönetimler bu sinyalleri keşfedip. dünyamızı istila edebilirler…belki de dünyamızda ki kaynaklar bu gezegenlerden birisi için hayati önem taşıyor olabilir…ve istila projesiyle gezegenimiz de ki kaynaklar sömürülebilir….! tek bir adam’ın dünyayı felaketlere sürükleyecek adımlar atması elbette bütün insanlık açısından büyük bir tehdit arz etmektedir. ve kimsenin dünyamızı tehlikeye atmaya da hakkı yoktur….elbette elon musk sadece bir örnekti…..çağımızın morgoth’u kimdir ? bunu bilemeyiz….! ama dünyanın ve insanlığı sonu şüphesiz ya çılgın bir bilim adamı yada çılgın bir uzat gezgincisi….yada çılgın bir…………………. insan tarafından gelecektir. daha doğrusu bu ihtimali gelecek yıllarda daha da net anlayacağız……… umuyoruz ki, uluslararası yönetimler çağımızın morgoth yada morgothlarına dur diyebilecek cesaret ve kararlılığı gösterecektir…..

/ oğulcan oymak

GERÇEK DOSTLAR KARANLIK GÜNLERDE BELLİ OLUR

Dostluk; göreceli ve geniş çaplı incelenebilecek bir kavramdır….21. yüzyılda ki çıkarcı, menfaatçi ve iş birlikçi arkadaşlıkları dostlukları görüyoruz. öyle ki, riyakar arkadaşlıklar ve dostluklar almış başını gidiyor….Kalbinde ve yüreğinde kin,fesatlık ve ihanet gibi duygulara fazlasıyla yer veren insanlığın büyük oranında gerçek samimi sır erbabı dostları bulmak oldukça zor…. benim çok dostum oldu… çok arkadaşım oldu…paramın çok olduğu…statümün yüksek olduğu devirlerde bir anda etrafımda ki dostlarım ve arkadaşlarımın sayısı gözle görülür biçimde artış gösterdi….sonra düştüm bir dönem…iyi ki de , düşmüşüm dediğim bir dönem oldu.! zira çevremde ki kalabalıktan eser yoktu. hayat işte bazen yaşadığımız olgusal olaylar kimin gerçek dost kimin sahte dost olduğunu gösterebiliyor bizlere… bu fotoğrafta yanımda duran şahıs benim bu hayatta gerçek dostum diyebileceğim bir kaç kişiden birisi…ismi mesut…lakabı maviş… mesut bu hayatta tanıdığım en sağlam dostlardan birisi…gerçek bir sır erbabı…en kötü günlerde ilk beliren ışık….en zor günlerde iftiralara dahi uğradığım günlerde…kale gibi beni savunan gerçek samimi bir arkadaş….mesut gibi sır erbabı sağlam dostlara sahip olmak 21. yüzyılda ki ender ayrıcalıklardan birisidir. dostlarınızın kıymetini bilin…bilin ki, kötü günlerde zor dönemlerde en azından ruhunuzda ki maneviyat duygusunun yüksekliğini farkedebilesiniz…..herkese de dostum demeyin.. ÜZÜLÜRSÜNÜZ.! gerçekten sizin en kötü günlerinizde yanınızda olan dostlarınızı diğerlerinden ayırın emin olun onlar sizin gerçek dostunuzdur. bu dünyada sayıca az da olsa gerçek samimi dostlukları arkadaşlıkları yaşatmalıyız….YAŞATMALIYIZ Kİ DOSTUNU SIRTINDAN VURMAYI MESKEN EDİNMİŞLERE BİR DERS OLSUN…Tabi utanma duyguları var ise..!

/OĞULCAN OYMAK

FİLM İNCELEMELERİ 1 : ”SPECTRAL ”

Geçenlerde Netflixte Gezinirken, bir film dikkatimi Çekti. Bilim Kurgu Tarzında ki Spectral Filmini İzlemeye Başladım….. Film’in Konusuna Değinecek Olursak ” Moldova Hükümetine Bağlı Gizli Bir Askeri Tesiste silah Olarak Üretilen İnsansı Elektro Organizmaların B ir Kaza Sonucu Tesisten Kaçarak Bölgede ki İnsanları Bir Bir Avlamasını ve Bölge de görevli amerikan askerlerinin Bu elektro manyetik insan görünümlü varlıklarla Mücadelesini Konu Alıyor ” filmi sonuna kadar izledim sonra detaylı araştırmalar yaptım. Bu Tarz Bir Silah Gerçek Hayatta Geliştirilebilir mi ? Belki de böyle bir silah mevcuttur.! yada Geliştirilme aşamasındadır….Dünyada bir Çok Ülke Silah Araştırmalarına milyarlarca Dolar Para Ayırıyor…En Başta Gelen Ülkeler ise Amerika,israil,çin,rusya ve Hindistan bu 5 Ülke Çok Sayıda gizli Askeri Tesise Sahip ve Bu Tesislerde Ne Tür Silahlar Araştırdıklarına Dair Hiç Bir Şekilde Bilgi Paylaşılmıyor ve Gizlilik Esas…. bugüne Kadar bir çok bilim Kurgu Filmi İzledik herkes İzlemiştir…Çoğunlukla Gerçek Hayatta Bu İzlediğimiz Sahnelerin Yaşanmayacağı Düşüncesi Aklımızdan Hep Geçmiştir….Aslında Hayal Gücümüzle Alakalı Bir Durumdan Ziyade Gerçekçi Ve Olağan Düşünce Kavramını Ön Planda Tutmalıyız… Örnek: Bir Salhın Olacak ve İnsanların Çoğusu Zombiye Dönüşecek Adeta Dünyanın Sonu Gelecek Deseler….Bir Çoğumuz Güler Geçeriz….ama gülme ! ihtimal vermemezlik yapma…! zira yıllar önce korona virüs salgını isminde bir virüs çıkacak 6 milyar insanı eve kapatacak deselerdi kimse inanmazdı alay ederdi…sonuç; ortada…6 milyar insan evlerde…( öyle ki bu virüs’ün wuhanda ki gizli bir askeri tesisden yayıldığı kanısı araştırılmaktadır) neyse konumuzu dağıtmayalım….spectral (görünmeyen hedefler) gerçek hayatta böyle bir silah geliştirilebilir mi ? bu soruya kesin bir cevap vermek zor lakin yaptığım araştırmalar neticesinde bu tarz bir silahın geliştirilme çabası sovyet rusya döneminde askeri gizli tesislerde denenmiş kaynak (WikiLeaks Belgeleri) : ) başarılı sonuçlar elde edilmiş midir ? yada negatif sonuçlanmış araştırma durdurulmuş mu ? orasını bilemiyoruz….sadece bu filmin sovyet döneminde ki bu gizli araştırma tesislerinin açığa çıkmasından sonra bu araştırmalardan esinlenerek yapıldığını anlamak pek de zor değil : )………… spectral filmini başarılı buldum kaliteli oyuncu kadrosu ve özellikle senaryo yazarı lan fried’i tebrik ediyorum. bilim kurgu filmleri ne kadar gerçeğe yakın olursa…..o kadar mükemmel eserler ortaya çıkacaktır……… ”spectral” filmini izlemenizi öneriyor başka bir yazıda görüşmek dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

/ OĞULCAN OYMAK

TARİH’İN EN BÜYÜK KOMUTANI

Dünya Tarih’i Çeşitli savaşlara Şahit Olmuştur. Bu Savaşların Kazanılması Yada Kaybedilmesinde Şüphesiz En Önemli Faktör Orduları Yöneten Komutanlar Olmuştur….Aldıkları Kararlar Bazen Savaşların Sonuçlarını Değiştirmekle Kalmamış Dünya Tarih’ine de yön vermiştir……Bu Yazımızda Dünya Tarihinde Zaferleriyle Büyük Şöhrete kavuşmuş…kabul edirliliği Küresel Çapta Olan büyük Komutanları Baz Alacağız……

Tarih’in En büyük Askeri Dehası Kimdir?

Savaş Tarihini İnceleyen Uzmanlar Tarihin En Başarılı Komutanını Belirleme hususunda büyük bir çelişkiye Düşmektedir…Kimisi Cengizhan der…kimisi Napolyon,,,,Kimisi büyük İskender…kimisi de Timur….bu 4 ismi baz alırsak yaptıkları fetihler ve savaşlar da ki başarılarını göz önünde bulundurursak…… Cengizhan’dan başlayabiliriz….evet Cengizhan savaş kaybetmemiş Tüm Dünyanın büyük bir bölümünü fethedilme kabiliyetine sahip bir ordu yaratmış…. bir çok savaşı kazanmış bir komutan….lakin Cengizhanın bu devasa zaferlerinin ardında yatan husus şüphesiz çok yetenekli komutanlara sahip olmasıydı zira bu komutanların geleneksel ve yenilikçi stratejileri cengiz ve imparatorluğunun dünya tarihine damga vuracak zaferlere ulaşması ve büyük bir imparatorluğun kurulmasına vesile olmuştu…Napolyon’u baz alırsak, Napolyon Cengizhan’ın aksine bütün savaşlarda Komutanlarından ziyade kendi planladığı taktik ve stratejileri %90 oranında uygulamıştır. Napolyon’un çağın gereksinimi ve devrin büyük Devletlerine Karşı kazandığı bütün zaferlerde şüphesiz napolyonun taktik ve askeri dehaları ön plandadır…. napolyon her ne kadar zeki ve başarılı bir askeri komutan olsa da ! onunda bir zaafı vardı…. taktik ve stratejileri belirlerken savaşın yapılacağı alanda ki veyahut ülke de ki..coğrafya,iklim ve doğa şartlarını aynı zamanda da savaşın planlandığı coğrafyada ki savaş tarihini incelememiş olmasıdır. buda büyük bir stratejist için büyük bir zaaf teşkil etmektedir…nitekimdir ki, napolyon rusya seferinde ordusunun büyük bir kısmını kaybetmiş ve çöküş dönemine girmiştir. büyük iskender elbette yaşadığı döneme nazaran büyük bir komutan olduğunu görüyoruz. lakin pers imparatorluğunun ihtişamlı hatırasından esintilerin kalmadığı bir dönemi baz alırs ve seferlerde ki coğrafyalarda ki iklim şartları ve makedon ordusunun lehine olan konjoktürel durumları da göz önünde bulundurursak…büyük iskender başarılı olsa da dünyanın en başarılı askeri dehası diyemeyiz…!…ve EMİR TİMUR; zaaflardan yoksun bir komutan hayatı boyunca hiç savaş kaybetmemiş bir askeri deha…Büyük iskenderin 12 yılda zor fethedebildiği hindistan’ı 1 yılda baştan sona fetheden bir komutan…kendisi gibi hiç savaş kaybetmemiş Avrupa’yı Titreten yıldırım beyazıd’ı çubuk ovasında mağlup eden bir komutan…….şüphesiz bana sorarsanız ki….bu kanının bilimsel olduğu da varsayılabilir…emir timur tarih’in en büyük askeri Dehasıdır…..

GURBET DİYARININ GÜL’ÜNE SON VUSLAT

Burada Yazılanlar Yıllar Önce Genç Bir Adamın Kalbinin en derinliklerinde Yeşerttiği Muazzam Bir Aşk hikayesinin Son Kahramanına İthaftır…

Kalbimin en derinliklerinden gelen bir sese kulak veriyorum….bu ses yıllar önce senin gözlerine bakıpta…söyleyemediklerimin pişmanlığını deşen bir ses…bu ses bana cesaret veren…senin aşkından geriye kalan o küllerin yok olmasını engelleyen bir ses………… evet laz kızı…. Yada Avrupa’nın Küçük Bir Kasabasında Gözleriyle ruhumu esir alan güzel….Bu Yazılanları Okur musun ? Bilemem….yıllarca susmuş…senin adını bile anmamış…..aşkının peşinden gitmek yerine kaderine razı olmayı seçmiş…gururuna yenik düşmüş bir adam’ın sana sözlerini….okur musun?……bilemem.!….. beni istanbul’dan gurbet ellere sırtımda tek bir sırt çantasıyla getiren senin aşkındı……… avrupa’nın yollarında kalbimi ısıtan muazzam gözlerindi….umutsuzluğa kapılmış bir yürekte gördüğüm en güzel ışık senin gülüşündü…. seni çok sevdim be güzel kız…acısı ve hatırası yıllardır Ruhumda Taşıdığım ruhani Kalıntılarla Dolu….. biliyorum ! soracaksın….madem bu kadar seviyordun…! neden? tek bir gün bile güzel söz etmedin….bunu açıkça söylemedin ?…..olmadı be güzel kız….! yaşadıklarım ve Türlü Olayların neticesinde zorlu psikolojik bir dönemden geçtim…… tüm acı ve öfkemi senden çıkardım. seni kaybetmek için elimden geleni yaptım.? senin kalbini çok kırdım………belki o an bunların farkına varamadım….lakin yıllar….sensiz geçen seneler, mevsimler……. çok düşündüm…geçmiş anılar biçiminde gözlerimin önünden şerit gibi geçti……şimdi istanbul’da bir köşeme çekilmiş sessiz sedasız bir hayat sürüyorum…..ruhumun seni unuttuğunu söylemek kocaman bir yalan olur….lakin alıştım…unutamayan yüreğim sensizliğe alıştı……sana söylemek istediğim bir kaç cümle var sonra da bitireceğim bu kimilerine göre gereksiz…bana göre duygularımı paylaştığım bu yazıyı…..o kadar güzel gözlere sahipsin ki…..yıllardır ruhumda unutamadığım yaralara sebep oldu….gülüşün karanlık zindanlarda umut ışığı oldu……şimdi başka kollardasın….başka ellerde………. sana yıllar önce elveda diyen yüreğim…….. senin bu dünya da her zaman mutlu mesut olman için iyi temennilerle dolu……yüce tanrıdan dileğim her zaman yüzün gülsün her zaman sağlık,mutluluk ve güzellikler seninle olsun……… seni ömür boyu sevmese de.! bu kalbin derinliklerinde her zaman güzel hatıralarla yad edileceksin….geçmişten geleceğe anektod…….ELVEDA…..

OĞULCAN OYMAK YAZDI: TARİH BİLMEYENLER İÇİN HEZİMETTİR.

İnsanlık Tarih’i Günümüze Kadar Bir Çok Savaşa Sahne Olmuştur. Yaşanılan Savaşların Şüphesiz Sonucunu, Savaşı Yöneten Komutanların Dehası,Stratejisi ve Sahip Olduğu Bilgi Birikimi Ön Planda Etkilemiştir. Milattan Önce Ve Sonra Yapılan Savaşlara Bakıldığında İse Stratejik Düşünebilen, Zafer’i Elde Edebilen Komutanların Tarih Bilgilerinin Derin Olduğuna Rastlanılmaktadır. Mağlubiyet Yaşanan Harplerde İse Liderlerin Tarih’den ders Çıkarmadıkları Görülmektedir. Tarih İlminden Muaf Olan Komutanların Uğradığı Hezimet Yakın Tarihimiz İncelendiğinde Açıkça Görülmektedir. Örnek, 18. yüzyıl’da Dünya Savaş Tarihinin en başarılı Komutanlarından Birisi Olan Napolyon Bonapartenin Şanlı Zaferlerle dolu Yaşamında uğradığı büyük bir hezimet ”Rusya Seferi” soğuktan Donan 600 bin Fransız askeri zaferlerle dolu bir dönemin hezimetle sonlandırılması ! Napolyon bonaparte’yi bu Yanlış karar’a, stratejisi zayıf sefere hangi aktör yönlendirmişti. şüphesiz tarih’den muaf kişiliği zira Napolyon Bonaparte büyük bir Stratejist, komutan olsa da ! Tarih sahnesinde ki savaşları incelemediği açıkça ortadadır. zira Tarih hava şartları neticesinde bir çok ordunun

mağlubiyeti ile doludur. örnek, Moğolların Japonya seferi fırtına ve kasırga karşısında heba olmuş 500 savaş gemisi kaybettikleri 40 bin moğol askeri ve Japonların dünyanın en büyük ordusuna karşı büyük zaferi, bir başka örnek, Pers’lerin büyük Yunanistan seferi ve deniz koşullarının yerle bir ettiği pers gemileri,  2. selim döneminde Osmanlı ordusunun Rusya seferi  ve soğuk kış döneminde karlar altında donan askerler………..vs vs sayısız örnek verebiliriz. eğer ki Napolyon Bonaparte tarih bilgisine çok iyi sahip olsaydı. 800 bin askeri Rusya’nın ezici soğuk dağlarına sürer miydi…? Yine Tarih ilmi ve savaşlar arasında ki derin Bağlama Bakacak olursak Yakın Tarih’den bir Örnek Adolf Hitler başarılı bir lider olduğu bir çok özelliği ve kararlılığı bakımından aşikar lakin Tarih bilgisinin zayıf oması onunda sonunun hezimetle sonuçlanmasına neden oldu. zira tarih bilgisine sahip olsaydı napolyon bonaparte’nin düştüğü hataya düşer’de 2 milyon askeri rusya’nın soğuk ovalarına sürer miydi ?

 

bir lider Tarih ilmi’nin önemine vakıf olmaz ise sonucu muhakkak hezimetle sonuçlanacaktır.

 

NAPOLYON BONAPARTE’NİN RUSYA SEFERİ TEMSİLİ TABLO

Tarih: 24 Haz 1812 – 14 Ara 1812

159674-164043