OĞULCAN OYMAK YAZDI: TEŞKİLAT-I MAHSUSA’DA BİR ELLEZ ÇAVUŞ

Kıymetli Dostlar, Türk Tarihinde İstihbarat Çalışmaları ilk olarak Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun ünlü veziri nizamülmülk Tarafından başlatılmıştır. Sultan Alparslan ve Melikşah dönemlerinde Devlet yapısında büyük söz sahibi  Nizamülmülk 12 milyon m2’lik alanda inanılmaz bir istihbarat faaliyeti yürüterek iç güvenliği tesis etmiş Dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı da gerekli önlemlerin alınmasını sağlamıştır. Tarih’i detaylı incelediğimizde Osmanlı imparatorluğu döneminde kuşçu başı esref’in kurduğu teşkilatı mahsusa ön plana çıkmış bugün ki, Milli istihbarat teşkilatının temelleri atılmıştır. Bu büyük teşkilat kısıtlı imkanlar ve Osmanlı’nın çöküş döneminde Avrupa’dan Ortadoğu’ya , Hindistan’dan Çin ‘e ( doğu Türkistan bölgesi dahil ) büyük bir istihbarat faaliyeti yürütmüştür . Kendi bünyesinde kuşçu başı eşref,Yakup cemil, Halit karsıalan ,zenci Musa gibi bir çok isimsiz kahramanın yetişmesini sağlamıştır ….işte bugün bu kahramanlardan birisi olan Halit karsıalan Paşa’nın emrinde teşkilat bünyesinde görev yapmış ELLEZ ÇAVUŞ tan bahsedeceğiz …. ( ELLEZ oymak / Osmanlı kayıtlarında ELLEZ Mansuroğlu olarak geçer )

ELLEZ ÇAVUŞ KİMDİR ?

ELLEZ oymak 93 harbi sonrasında Gürcistan bölgesinde yaşayan Müslüman Türk aileler ile Osmanlı topraklarında yaşayan hristiyan azınlığın mübadelesi sonucunda Osmanlı topraklarına göç etmiş Mansıroğulları olarak bilinen 2 bin kişilik karapapak Türkü bir aşiretin mensubudur. Babası mensubu olduğu aşiretin lideri yasin Mansıroğludur. Dönemin Kars valisi Tarafından büyük bir hoşgörüyle karşılanan Yasin Mansıroğlu valinin telkinleri ile aşiretine Kars merkezden toprak verilmesi teklifinde bulunulmuştur. Vali beyin bu teklifi karşısında memnun kalan Yasin Mansıroğlu bu teklifi reddetmiştir . Zira şehir merkezinde bir yer verilmesinden se aile mensuplarının hayvancılık ve tarım konusunda iş ve zanaat sahibi olduğunu bildirmiş ve hayvancılık ,tarıma uygun bir bölge istemiştir . Kars valisi de bu isteği reddetmemiş bugün ki ismi Esenkent olan Kars’ın cala köyünü mesken olarak yasin Mansıroğlu ve aşiretine vermiştir . Sonraki dönemi takiben Gazi Mustafa Kemal Atatürk Tarafından çıkarılan soyadı kanunu ile mansıroğulları ailesi Aşiret Manasına gelen OYMAK Soy ismini Alacaktı.

ELLEZ OYMAK gençlik yıllarına geldiğinde Anadolu da çeşitli bölgelerde Ermeni isyanları baş göstermiş. Ermeni çeteleri Türk köylerini basıp masum sivilleri katletmekteydi. Aynı zamanda Rusya ve  fransa adına da istihbarat faaliyetleri yürüten Ermeniler de Osmanlı imparatorluğu’na büyük zararlar vererek milli güvenlik sorunu  haline gelmişti. Bizzat kuşçu başı eşref tarafından görevlendirilen Halit paşa Kars civarlarına gelmiş Ermeni çeteci ve işgalci güçlere karşı Operasyon başlatmıştı. Ermenilerle yaşanan yoğun çatışmalardan birisinde 2 tarafinda mermisi bitmiş göğüs göğüse süngüyle muharebe başlamıştı. Bir grup asker ve Ermeni çeteleri ile yaşanan bir çarpışmada çok güçlü bir ermeni Osmanlı komutanının dikkatini çekmişti zira tek başına yanına yaklaşan her Osmanlı askerini tek bir darbe de öldürüyordu. Aniden o çatışma esnasında ELLEZ isminde bir asker ön plana atılıyor. Ve en az 20 Osmanlı askerini öldüren Ermeni cete mensubunu tek bir süngü darbesiyle öldürüyor. Olayı gören askerlerin anlatımıyla Ermeni’nin karnına süngüyle vurup havaya kaldırıp yere fırlattığı anlatılıyor . Bu kahramanlığı gören komutan ELLEZ Mansıroğlundan etkilenerek onu tebrik etmiş ve çavuş rütbesiyle onurlandırmıştır. Devam eden süreçte bir çok kahramanlık sergileyen ELLEZ çavuş Halit karsıalan Paşa’nın da dikkatini çekmiş paşa tarafından madalyayla ödüllendirilmiştir. Paşa tarafından sayısız göreve gönderilen ELLEZ çavuş hepsini başarıyla ifa ediyor ve bir çok madalya ile ödüllendiriliyordu. Yine bir gün Halit karsıalan Paşa ( Kars’ın kuruluşunda büyük payı olduğu için karsıalan soyismini almıştır ) ELLEZ çavuşu çağırır ve özel bir görevde yetkilendirir görevin içeriği Ermeni cete mensupları tarafından ele geçirilen köyde istihbarat çalışması yürütüp köyün kurtarılması için çalışma yapmasıdır köy yakınlarına emrinde ki askerler ile gelen ELLEZ çavuş köy de ki Ermeni çeteleri ile yoğun bir çatışmaya tutuşmuş ve Ermeni çete mensuplarını püskürtmeyi başarmıştı… Köyün içine geldiğinde adeta vahşet bir tablo ile karşılaşan ELLEZ çavuş hamile kadınların bebeklerin ve masum sivillerin katledildiğini görür adeta öfkeden deliye dönen ELLEZ çavuş yanına aldığı 3 yetenekli asker ile Ermeni çetesinin kaçtığı yöne doğru hareket eder ve çete lideri ve adamlarını öldürmek için yemin eder sonunda çete mensuplarının yerini tespit eden ELLEZ çavuş yoğun çatışmanın ardından çete ‘nin bir çok mensubunu çatışmada öldürdükten sonra liderlerini ve bir kaç teröristi canlı ele geçirmeyi başarır bütün çete mensuplarını bir barakaya dolduran ELLEZ çavuş canlı canlı yakarak infaz eder. Adeta öldürülen masum sivillerin intikamını gazabıyla alır …….aradan geçen haftaları takiben ellez çavuş köyde ki vahşeti unutamaz ve öldürülen masum bebekler gözünün önünden gitmez ve zamanla psikolojisi bozulur aldığı yaralardan ötürü de gazı unvanı alan ellez çavuş yaşadığı köyde psikolojisinin bozulmasından ötürü deli ellez olarak tanınır……… Ondan fazla madalyaya sahip olan Gazi ellez çavuş yaptığı kahramanlık ve mücadelelerle tarihin şanlı sayfalarında yerini almış gazilik mertebesine yükselerek vatanı için gereken tüm fedakarlıkları yapmıştır . Başta Gazi elle çavuş olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmet minnet ve saygıyla yad ediyoruz. #Teşkilatı #mahsusa

OĞULCAN OYMAK YAZDI: PSİKOLOJİK HARP’İN OMURGASI “LOBİ ÇALIŞMALARI”

Gara’da yapılan operasyon neticesinde 16 şehit verdik. Haberin duyulduğu ilk günden itibaren yüreklere tarifsiz bir acı düştü…TÜRK milleti olarak büyük bir üzüntü ve öfkeyle dolu yüreğimiz batıda ki medya ve bir çok sivil toplum örgütünün olayı görmezden gelen tutumu ise vicdani yüreklerde  şaşkınlık ve hiddetle dolu bir konjokturel durumu ortaya koydu….

NEDEN BATI MEFYASI “NATO MÜTTEFİKİ “TÜRKİYE YERİNE  TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN PROPAGANDASINA HABER SAYFALARINDA YER VERİYOR?

Aslında, bu sorunun cevabı çok basit PKK ve Ermeni lobilerinin Avrupa da inanılmaz bir biçimde yoğun ve başarılı lobi çalışmalarından kaynaklanmaktadır…Avrupa başta olmak üzere dünya üzerinde kurdukları dernek,medya ve sivil toplum örgütleriyle yürüttükleri propaganda çalışmaları batı medyasının Türkiye ye bakış açısını olumsuz etkilemektedir. bunun temel sebebi ülkemizin yurtdışında lobi çalışmalarında çok zayıf olmasından kaynaklanmaktadır… Bu konjokturel duruma bir örnek vericek olursam….bundan bir hafta önce Avrupa’nın bir çok liderinin resmi sosyal medya hesaplarını inceledim macron, Angela Merkel gibi liderilerin paylaşımlarını mercek altına aldım…paylaşılan resimlerin altına yüzlerce binlerce Avrupa da yaşayan PKK mensubu ve Ermeni’nin attığı yorumları gördüm ve şaşkınlık içinde okudum atılan yorumlara örnek vericek olursam….stop afrin…stop azerbaijan….YPG is fighting isid…vs vs yani aslında bu bile başarılı bir lobi çalışmasına örnek olarak gösterebilir. Zira ülkemizin yaptığı operasyonlara karşı Avrupa’da ki PKK mensuplarının toplu biçimde liderlere yazdıkları operasyonu durdur afrinde katliam var Türkiye Kürtleri öldürüyor yada Azerbaycan ermenistanı işgal ediyor gibi yorum ve mesajlarla bu liderlerin tutumunu bir nebze de olsa etkiliyorlar daha üzücü olanı ise ; bunca hain bu yorumları ve mesajları atarken Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız bunların tutumunu ve iftiraların yalanlayan yeteri kadar yorum ve mesaj göndermiyordu bu konjokturel durum bile lobi faaliyetlerin de ne kadar zayıf olduğumuzun kanıtıdır………

NASIL BAŞARILI LOBİ ÇALIŞMASI YÜRÜTÜLÜR???

Aslında Türkiye çok başarılı lobi çalışmaları yürütebilecek kapasiteye sahip bir ülkedir. Lakin, bu kapasite yeteri kadar kullanılmıyor ve lobi çalışmalarının önemi bu çalışmayı yürütülmesini sağlayacak birim,dernek ve şahıslar tarafından yeteri kadar sağ duyulu biçimde kullanılmıyor.! Örnek ; “Akademisyenlerimiz ” ülkemizde çok yetenekli, çok sayıda yabancı dil bilen, uluslararası bağlantılara sahip yetkin Akademisyenlerimiz var ne yazık ki , bu Akademisyenlerimiz uluslararası medyalarda tek bir demeç dahi yayınlamaktan aciz…örnek Galatasaray üniversitesi Fransız menşeli bir üniversite burada ki bütün akademisyenler PKK’nın kirli yüzünü Fransa medyası ve orada ki eğitimci ve bilim insanlarına anlatsa yada türk alman üniversitesinde ki akademisyenler aynısını Almanya da yapsa…Amerikan menşeli üniversitelerde ki akademisyenler orada yapsa…. inanın bu baskı karşısında Batı medyası bu kadar aciz ve yüzsüz paylaşımlar ve haberleri yapamaz ….bakın yapmaz değil yapamaz…! Bu durumun dünya da örnekleri de mevcuttur…Amerika İrlanda kurtuluş örgütü isimli kuruluşa 1995 yılına kadar baskı yapmamıştı İngiltere de gerçekleştirilen bir bombalı saldırının ardından İngiltere’de ki bütün üniversitelerde görev yapan akademisyenler uluslararası medya ve kurumlara karşı özellikle Amerikan kongresine karşı çok büyük bir lobi faaliyeti yürüttü ve işin sonunda IRA’ya karşı öyle bir baskı yapıldı ki!; IRA silah bırakmak mecburiyetinde kaldı….. gara’da ki 13 şehit acımasızca katledilen 13 vatan evladı için ülkemizi suçlamak yerine akademisyenler öncelikli olmak üzere bütün dünyaya gerçekleri haykıran bir lobi faaliyeti yürüten bir toplum olmalıyız…….

Gara’da şehit edilen askerlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum./ Oğulcan Oymak

OĞULCAN OYMAK YAZDI; “KARANLIK SAVAŞ”

Dünya nüfusu 7 milyar’ı geçmiş vaziyette…bir çok ülke de küresel çapta komplo teorileri konuşulsa da! İnsanlığın büyük bir kısmı bu konulardan uzak ve ilgisiz bir biçimde günlük yaşantılarına devam etmektedir… DÜNYA’da 172 bağımsız ülke var ise 172 adette Devlet mevcuttur. Buda 172 ayrı devlette 172 derin yapının var olabileceği gerçeğini ortaya koyuyor… Bu derin yapılar kendi ulusların da politik birer konu unsuru olsa da ! İnsanlığın çok az kısmının haberdar olduğu 2 büyük gizemli gücün savaşında pekte ciddiye alınacak unsurlar olmadığını açıkça söyleyebiliriz…

KÜRESELCİLER VE ULUS DEVLETLER !!!

KÜRESELCİLER: dünya üzerinde asırlardır var olmuş azınlık denilebilecek bir zümre’nin ekonomik ve stratejik güçle global anlamda egemenlik kurma çabasında olan bir yapılanma…

ULUS DEVLETLER : şu an ki , Dünya düzeninin devam etmesini gaye edinmiş…tüm dünya yönetimini tek bir aileye vermektense ulus Devletlerinin hakimiyet kurarak Dünyayı birleşmiş milletler gibi uluslararası kooperatif ve işbirliği tarzı organizasyonlarla yönetmeyi amaçlamış stratejik Devlet planlama sisteminin devami…

Amerika ve İngiltere merkezli global güce sahip özellikle ( rockfeller ve rocthild aileleri)’ nin global dünyada belli bir güç ve paraya sahip çok uluslu sirketleri kullanarak Türlü entrikalarla milli Devletleri yıkıp tek bir merkezden Tüm dünyayı kontrol edebilecek plan dahilinde yürüttüğü projelere karşı donald Trump,Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan gibi ulus Devletlerinin temsilcilerinin yürüttüğü büyük bir savaşın izlerini görebiliyorum okuyabiliyorum… Aslında tam anlamıyla Gizli kalmış gerceklerin ilk defa ortaya çıktığını 15 temmuz gecesi gördük…herkes fethullahçı terör örgütünü bir CIA organizasyonu zannederken durum bir istihbarat teşkilatının saha elemanlarından çok daha derin bir konudan ibaretti…zira Fethullahçı terör örgütü KÜRESELCİLER adı verilen yapılanmanın ufak bir parçasıydı…konunun daha derin ve teknik tarafına girmeden detaysız biçimde geniş bir perspektif te anlatacağım…donald Trump ulus devletleri savunan KÜRESELCİLER adı verilen yapılanmanın kirli oyunlarını farkeden ve onlara karşı büyük bir mücadeleye giren liderdi. Donald Trump aslında çoğu insanın alay ettiği ama ne kadar doğru ve haklı bir savaşın içine girdiğini fark edemeyen insanlar için gelecekte ki dünyasında huzur ve refah için mücadele eden bir adamdı…. Donald trump’ın Bill Gates,Elon Musk ve Jeff bezos gibi büyük iş adamlarına baskı yapmasında ki temel hususda bu çok uluslu şirketlerin kontrolünün KÜRESELCİLER’de olmasıydı..(bir sonra ki yazım da KÜRESELCİLER’in uluslararası operasyonlarını detaylarıyla yazacağım…! ) Joe biden ise KÜRESELCİLER’in 1 numaralı adamıdır…donald trump’ın kaybetmesi ulus Devletler için büyük bir tehdit ortaya çıkarmıştır…KÜRESELCİLER çok büyük bir güç elde etmiş artık dünyanın süper gücü tamamıyla onların kontrolüne gecmistir….elbette macron, Tayyip Erdoğan ve Putin gibi ulus Devletlerin güçlü temsilcileri de bu yapılanmaya karşı gizli olan ve stratejilerini hazırlıyorlardır…bu karanlık savaşı 20 ocak’tan sonra çok daha etkin hissedeceğiz, yıkılacak bir çok ulus devlete şahit olacağız ve umarız donald trump’ın gösterdiği dik duruş ve mücadeleyi ulus devletler top yekün gerçekleştirir….ve kan emici vampir KÜRESELCİLER’in tüm kirli planları yerle bir olur….

/ OĞULCAN OYMAK

OĞULCAN OYMAK YAZDI : “İSRAİL’DE TÜRK LOBİSİ “

Türk milleti olarak dünya üzerinde bir çok halk ve Devletle tarihsel ilişkilerimiz mevcuttur. Öyle ki İsrail bu ülkelerin en önemlilerinden bir tanesidir. Her ne kadar son 15 yılda İsrail’le olan ilişkilerimiz problemlerle dolu olsa da…bunun temelinde şüphesiz İsrail’de ki Siyonist rejimin özellikle Simon perest ( rahmetli oldu) ve benyamin netanyahu gibi aşırı ırkçı siyasetçilerin yanlış tavırları yüzünden ülkemiz İsrail’le karşılıklı olarak yakın bir politika izlemekten kaçınmaktadır. Neyse siyasi argümanları fazla kullanmadan İsrail ile tarihsel yakınlığımızdan bahsedecegim..oğuz kagan’la birlikte Türkler yoğun bir biçimde İslamiyeti kabul ederken bazı Türk boyları da Hristiyanlığı kabul etmistir. Türk boyları içerisinde sadece bir tanesi Hazar Turkleri yahudilik dinini secmistir. Öyle ki Hazar kağanlığı kurulmustur. Bu kağanlık tarihte ki, ilk ve tek Musevi Türk Devletidir. Uzun yıllar hüküm süren bu devlet yıkıldıktan sonra Hazar Türkleri dünyanın bir çok yerine dağılmış yahudilik dinini de yaşatmaya devam etmişlerdir. Bugün özellikle İsrail nüfusunun az da olsa ufak bir bölümü Türk asıllıdır bunlar zamanla asimile olsalarda Türk kanını taşıdıkları aşikardır……. Orta çağ yıllarında ise engizisyon mahkemelerinin terör estirdigi papalık yönetiminin cahilce politikalarıyla Avrupa da yüz binlerce yahudi katledilmiş ve sürgün edilmistir. İnsanlık dışı vahşetin sergilendiği o yıllarda yahudilerin acı sesine sadece Osmanlı Sultanı 2.beyazıd kulak vermiş Kemal reis komutasında ki büyük bir donanmayı İspanya’ya göndererek 100 binlerce yahudiyi Osmanlı Topraklarına getirerek hayatlarını kurtarmıştır. Osmanlı topraklarında ki Yahudilerin can ve mal güvenliğini sağlayan Beyazıt bununla ilgili kanunname dahi yayınlamış ve Yahudilerin yüzlerce yıl adil bir biçimde Osmanlı topraklarında yaşamasına zemin hazırlamıştır. Şüphesiz sultan 2. Beyazıt’ın yardımı olmasa bugün ki İsrail devleti de tarih sahnesinde yerini alamayacaktı….İsrail Devletinin ise nüfusu 7 milyondur. Bugün İsrail’de 50 bin civarı Türkiye 120 bin civarı da Azerbaycan kökenli Türk israil vatandaşıdır. Öyle ki orada kurdukları dernekler vasıtasıyla da bu vatandaşlarımız başarılı bir lobi faaliyeti yurutuyor…bu başarıya en büyük örneği ise azerbaycan Ermenistan savaşında İsrail’in Azerbaycan devletini desteklemesini ön görebiliriz. İsrail kabul edelim etmeyelim yanlış veya doğru dünyanın en güçlü devletlerinden birisidir. Böylesine güçlü bir devletin içerisinde oluşturulmuş güçlü bir lobi faaliyeti İsrail gibi güçlü bir devletin faaliyetlerini lehimize çevirmemizi sağlayacaktır….AZERBAYCAN BUNU BAŞARDI… TÜRKİYE DE BAŞARABİLİR…/ Oğulcan Oymak

OĞULCAN OYMAK YAZDI “KIZIL AKREPLER ÇETESİ”

Dünyanın bir çok ülkesinde suç faaliyetleri yürüten yasadışı örgütler mevcuttur. Mafya vari yöntemlerle yaşadıkları bölgelerde korku salan bu örgütler zaman içinde kazanç ve menfi çıkarlarını artırmak için çeşitli yenilikçi yöntemlere başvurmuştur öyle ki, bu örgütlerin faaliyetleri uluslararası boyutlara ulaşmıştır. Bu yazımızda ise Kanada da kurulan zamanla dünyanın bir çok yerinde suikast yapma gücüne kavuşmuş etki alanını genişletmiş kızıl akrepler grubundan bahsedeceğiz…….. Dünyanın en refah ülkelerinden birisi olarak bilinen Kanada da…! Suç oranı neredeyse hiç denecek kadar azdir… Kanada gibi güvenli ve refah seviyesi yüksek bir ülke de Mafya ve suç örgütlerinin faaliyetlerinin hız kazanması şaşırtıcı bir durum olsa da ! 2000 li yıllardan sonra suç örgütleri bu refah düzeyi yüksek ülkelerde ki güvenlik zaafiyetlerini farketmiş ve buralarda faaliyetlerini genişletmiştir. Kızıl akrepler örgütü de bu zaafiyetten faydalanmış, Quang Vinh Thang Le tarafından 2005 yılında Vancouver’ da kurulmustur. Kanada da yerel faaliyetler sürdüren bu örgüt aslen Vietnamlı olan Vietnam da ki esrar ticareti konusunda tecrübeleri ve uluslararası bağlantılarını kullanan Quang Vinh Thang Le (Michael Le olarak bilinir)’nin aracılığıyla bu örgüt içerisinde tetikçi bir ekip oluşturulmuş tüm dünya üzerinde faaliyet yürüten Mafya ve çetelerin hedefinde ki isimleri para karşılığında suikastle öldürmeyi gaye edinerek Kolombiya’dan Ürdün’e, ürdünden İstanbul’a, İstanbul’dan dubaiye bir çok suikastı gerçekleştirmiştir. Bu örgütün ismi ilk defa ülkemizde faaliyet yürüten bir uyuşturucu baronunun dubai de 2 Kanadalı tetikçi tarafından öldürülmesiyle duyulmustur. Gazeteler ve haber kanalları bu örgüt hakkında yeterli bilgilere sahip olmadığı için haberlere pek yansımamıştır. İşin garip tarafıysa, bu 2 Kanadalı tetikçi Vancouver da vahşi bir biçimde öldürülmüş cesetleri farklı yerlerde bulunmustur………bu yazıyı yazmamda ki ana unsura gelirsek” küresel çapta ki organize suç örgütlerinin sahip oldukları güçten kimsenin farkına varmamış olmasıdır düşünsenize Kanada da faaliyet yürüten bir mafya grubu binlerce kilometre uzakta İstanbul da bir iş adamını öldürebiliyor yada Dubai de yada başka bir ülke de !!! Ve bu cinayetleri işleyen tetikçiler faaliyeti gerçekleştirdikleri ülkelerde yaşamıyor Kanada da yaşıyor ve bu tetikciler bilmedikleri ülkelerde suikast yapıyor ve yakalanmadan ülkelerine dönebiliyorlar… Filmlerde göreceğimiz aksiyon sahneleri gibi ama gerçek yaşanmış hadiseler…. Bu suç örgütlerinin bu güce nasıl ulaştıklarını bilemem ama küresel çapta gitgide yaygınlaşan benzeri yapılanmalar

OĞULCAN OYMAK YAZDI : AJANLARIN SULTAN’I ”JASMİN”

Yaşadığımız Dünya da Şüphesiz Devletler için En Az diplomasi Kadar Önemli Bir Başka Unsurda İstihbarat Faaliyetleridir. Bir Çok Devlet İstihbarat Faaliyetlerini yürütecek Kurumlar İçin büyük bütçeler Ayırmaktadır. Ve Yoğun psikolojik, teknik ve fiziksel eğitimlere Tabi Tuttukları İstihbarat Elemanları Aracılığıyla Bağlı Bulundukları Ülkelere Yönelik ….. Saldırı Faaliyetlerine karşı İstihbarat Toplayarak gerekli önlemlerin alınmasını sağlamayı gaye ediniyor……Bu Yazımızda Belki De Türk Tarihinin En Başarılı İstihbarat Operasyonunu ve Muazzam Bir gizli servis ajanı jasmin’i Anlatacağız…….

Dünyanın Bir Çok Ülkesinde Yaşayan Yahudiler Mevcuttur. Yahudiler Küresel Çapta Popülaritesi ve statüsü yükzek bir azınlıktır. bu konjoktürü inkar edemeyiz…. ama Dünya Genelinde ki Yahudileri incelediğimizde Saygı Duymamız Gereken bir Topluluk vardır. bana Göre Bu Topluluk Ülkemiz Açısından da Hayati Öneme Sahiptir.! …… ”ÜLKEMİZDE YAŞAYAN DEVLETİMİZ VE MİLLETİMİZE BAĞLI TÜRK YAHUDİLERİ ” Evet Mossad Gibi Yüksek standartlarda ki Bir İstihbarat Servisine Eleman Yerleştirmek İmkansız Ötesi Bir Durumdur….! yıllar Önce Milli İstihbarat Teşkilatının Çok Özel Yeteneklere Sahip Bir Ajan Yetiştirip Bu Ajanı Mossad’ın İçerisine yerleştirip….mossad’da stratejik bir konuma yükselteceğini söyleselerdi. kimse inanmazdı sanırım…!

BAŞARDIK…..BAŞARDIK….BAŞARDIK…… Herkes Tarafından Bilinmese de Devletimiz Bunu Ülkemizde Yaşayan Bu Ülkenin Devlet Ve Milletine Gönülden Bağlı Türk Vatandaşı Bir Yahudi Hanımefendi Aracılığıyls Başardı….

DİPNOT: ( MİT KANUNU GEREĞİ DETAYLI BİLGİ VE AÇIKLAMALARDA KESİNLİKLE BULUNMAYACAĞIM ZİRA KANUNEN SUÇTUR. SADECE OLAYA GENEL PERSPEKTİFTEN BAKACAĞIM )

jasmin adında ki hanımefendiyi özel bir itinayla yetiştiren Milli İstihbarat Teşkilatı Mossadın İçine sızmasını sağlamıştır. yoğun psikolojik, fiziksel ve teknik eğitimlerden Geçen Jasmin İsrail de mossad tarafından verilen görevleri başarıyla ifa etmiş zamanla mossad içerisinde belli bir statüye ulaşarak kritik bir görev üstlenmiştir. .. velhasım kelamdır ki, beklenen gün gelmiştir. Mossad Türkiye de sistematik planlar yapıp…2 ayrı suikast planlamış ve bu suikastler vasıtasıyla kaos ve kargaşa ortamı yaratmayı hedefleyen bir operasyonun düğmesine Basmıştır. Operasyonu bir şekilde Öğrenen jasmin gizli bir biçimde tüm detaylara Vakıf Olarak operasyon hakkında Gerekli Makamlara Bilgileri İletmiştir. jasmin’in verdiği Bilgiler Vasıtasıyla Mit Gerekli Önlemleri almış Suikast için Ülkemize gönderilen 2 ayrı mossad ekibini etkisiz hale getirmiştir………….. büyük bir başarı elde eden jasmin bu başarının sonucu olarak açığa çıkacağını biliyordu.! ve acilen istihbarata karşı koyma operasyonu öncesinde mit tarafından organize edilen muazzam bir kaçış planı hazırlamıştır. ve gizli bir biçimde filistine geçmiş oradan da gizli bir yolla ürdün’e geçerek özel uçakla Türkiyeye Getirilmiştir. mossadın operasyonu öğrenilip karşı önlemler alınarak etkisiz hale getirilen mossad ajanlarının haberi mossad merkezine ulaştığında jasmin’in içlerine yerleştirilmiş bir ajan olduğunu da anlamaları çok geç olmamıştı. acilen jasmin’i yakalamak için harekete Geçen mossad……….çok geç kalmıştı. zira jasmin çoktan Ülkemize Gelmiş Devletimizin Güvenli Kanatları Altına Girmişti………JASMİN’in Yaptığı iş asırlar boyu unutulmayacak bir kahramanlıktı…JASMİN Ülkemizde Yaşayan Yahudiler Hakkında ki Tüm Öngörüleri Değiştirmiş Gerçekten büyük bir saygıyı hakketmişti……………..TANRI HER DAİM YARDIMCISI OLSUN VE YOLU HER DAİM AÇIK OLSUN……………….TÜM OKURLARA İYİ GECELER DİLİYORUM

/ OĞULCAN OYMAK

ÇAĞIMIZIN MORGOTH’U KİMDİR?

TOLKİEN’in Orta Dünya Evrenini Bir Çoğunuz Bilirsiniz, Gerçekten İlginç Bir Adam Bir Asırdan daha Kısa Bir Ömürde Devasa Bir Hayal Gücünü Yazıya Dökmüş Bir Adam….Binlerce Karaktere hikayelerinde yer Vermiş onlarca mekana, muazzam Güzelliği lanse ettiği şehirlere ve valinor isimli dünya dışı muazzam bir evrende dahil mükemmel bir hayal gücüyle ortaya ölümsüz eserler koymuştur. bu orta dünya da ki bir çok kötü karakter ise dünyanın kara düşmanı ve onun iş birlikçileri olarak nitelendirilmiştir. bunların başında MELKOR( MORGOTH) Gelmektedir. morgoth valar isimli ölümsüz bir ruhtur. ve çeşitli büyü güçleriyle dünyayı yok etme gayesi güden büyük bir düşmandır………………………Anlatılan Çağda kılıç, kalkan ve okların kullanıldığını varsayarsak çağımızın teknolojisinden uzak bir çağ olduğu aşikar…. peki sorulması gereken esas soru hangisidir ?……………. Aslında çok açık ve net….

ÇAĞIMIZIN MELKOR’U KİM?

Evet kılıç ve kalkan çağından uçaklara…uzay yolculuğuna…son teknolojik silahlara ulaşabilen bir dünya da da elbette insanlık için büyük bir tehdit…. orantısız kullanılan kullanılan veyahut yanlış emeller sonucu kullanılan teknoloji olacaktır……..ŞÜPHESİZ.!

Örnek, elon musk inanılmaz bir adam…çok zeki ve teknolojiyi çok üstün kullanma yetisine sahip bir adam…türlü şirketleri var. uzay çalışmaları neredeyse Nasa düzeyinde..! geçenlerde bir haber okudum. uzaya çeşitli sinyaller göndermiş. space-x şirketi aracılığıyla…bu sinyaller dünya için büyük bir tehdit oluşturma gayesi de taşıyor muhakkak…zira bizden daha üstün teknolojiye sahip başka gezegenlerde ki yönetimler bu sinyalleri keşfedip. dünyamızı istila edebilirler…belki de dünyamızda ki kaynaklar bu gezegenlerden birisi için hayati önem taşıyor olabilir…ve istila projesiyle gezegenimiz de ki kaynaklar sömürülebilir….! tek bir adam’ın dünyayı felaketlere sürükleyecek adımlar atması elbette bütün insanlık açısından büyük bir tehdit arz etmektedir. ve kimsenin dünyamızı tehlikeye atmaya da hakkı yoktur….elbette elon musk sadece bir örnekti…..çağımızın morgoth’u kimdir ? bunu bilemeyiz….! ama dünyanın ve insanlığı sonu şüphesiz ya çılgın bir bilim adamı yada çılgın bir uzat gezgincisi….yada çılgın bir…………………. insan tarafından gelecektir. daha doğrusu bu ihtimali gelecek yıllarda daha da net anlayacağız……… umuyoruz ki, uluslararası yönetimler çağımızın morgoth yada morgothlarına dur diyebilecek cesaret ve kararlılığı gösterecektir…..

/ oğulcan oymak

GERÇEK DOSTLAR KARANLIK GÜNLERDE BELLİ OLUR

Dostluk; göreceli ve geniş çaplı incelenebilecek bir kavramdır….21. yüzyılda ki çıkarcı, menfaatçi ve iş birlikçi arkadaşlıkları dostlukları görüyoruz. öyle ki, riyakar arkadaşlıklar ve dostluklar almış başını gidiyor….Kalbinde ve yüreğinde kin,fesatlık ve ihanet gibi duygulara fazlasıyla yer veren insanlığın büyük oranında gerçek samimi sır erbabı dostları bulmak oldukça zor…. benim çok dostum oldu… çok arkadaşım oldu…paramın çok olduğu…statümün yüksek olduğu devirlerde bir anda etrafımda ki dostlarım ve arkadaşlarımın sayısı gözle görülür biçimde artış gösterdi….sonra düştüm bir dönem…iyi ki de , düşmüşüm dediğim bir dönem oldu.! zira çevremde ki kalabalıktan eser yoktu. hayat işte bazen yaşadığımız olgusal olaylar kimin gerçek dost kimin sahte dost olduğunu gösterebiliyor bizlere… bu fotoğrafta yanımda duran şahıs benim bu hayatta gerçek dostum diyebileceğim bir kaç kişiden birisi…ismi mesut…lakabı maviş… mesut bu hayatta tanıdığım en sağlam dostlardan birisi…gerçek bir sır erbabı…en kötü günlerde ilk beliren ışık….en zor günlerde iftiralara dahi uğradığım günlerde…kale gibi beni savunan gerçek samimi bir arkadaş….mesut gibi sır erbabı sağlam dostlara sahip olmak 21. yüzyılda ki ender ayrıcalıklardan birisidir. dostlarınızın kıymetini bilin…bilin ki, kötü günlerde zor dönemlerde en azından ruhunuzda ki maneviyat duygusunun yüksekliğini farkedebilesiniz…..herkese de dostum demeyin.. ÜZÜLÜRSÜNÜZ.! gerçekten sizin en kötü günlerinizde yanınızda olan dostlarınızı diğerlerinden ayırın emin olun onlar sizin gerçek dostunuzdur. bu dünyada sayıca az da olsa gerçek samimi dostlukları arkadaşlıkları yaşatmalıyız….YAŞATMALIYIZ Kİ DOSTUNU SIRTINDAN VURMAYI MESKEN EDİNMİŞLERE BİR DERS OLSUN…Tabi utanma duyguları var ise..!

/OĞULCAN OYMAK

OĞULCAN OYMAK YAZDI; FİLM İNCELEMELERİ 1 : ”SPECTRAL ”

Geçenlerde Netflixte Gezinirken, bir film dikkatimi Çekti. Bilim Kurgu Tarzında ki Spectral Filmini İzlemeye Başladım….. Film’in Konusuna Değinecek Olursak ” Moldova Hükümetine Bağlı Gizli Bir Askeri Tesiste silah Olarak Üretilen İnsansı Elektro Organizmaların B ir Kaza Sonucu Tesisten Kaçarak Bölgede ki İnsanları Bir Bir Avlamasını ve Bölge de görevli amerikan askerlerinin Bu elektro manyetik insan görünümlü varlıklarla Mücadelesini Konu Alıyor ” filmi sonuna kadar izledim sonra detaylı araştırmalar yaptım. Bu Tarz Bir Silah Gerçek Hayatta Geliştirilebilir mi ? Belki de böyle bir silah mevcuttur.! yada Geliştirilme aşamasındadır….Dünyada bir Çok Ülke Silah Araştırmalarına milyarlarca Dolar Para Ayırıyor…En Başta Gelen Ülkeler ise Amerika,israil,çin,rusya ve Hindistan bu 5 Ülke Çok Sayıda gizli Askeri Tesise Sahip ve Bu Tesislerde Ne Tür Silahlar Araştırdıklarına Dair Hiç Bir Şekilde Bilgi Paylaşılmıyor ve Gizlilik Esas…. bugüne Kadar bir çok bilim Kurgu Filmi İzledik herkes İzlemiştir…Çoğunlukla Gerçek Hayatta Bu İzlediğimiz Sahnelerin Yaşanmayacağı Düşüncesi Aklımızdan Hep Geçmiştir….Aslında Hayal Gücümüzle Alakalı Bir Durumdan Ziyade Gerçekçi Ve Olağan Düşünce Kavramını Ön Planda Tutmalıyız… Örnek: Bir Salhın Olacak ve İnsanların Çoğusu Zombiye Dönüşecek Adeta Dünyanın Sonu Gelecek Deseler….Bir Çoğumuz Güler Geçeriz….ama gülme ! ihtimal vermemezlik yapma…! zira yıllar önce korona virüs salgını isminde bir virüs çıkacak 6 milyar insanı eve kapatacak deselerdi kimse inanmazdı alay ederdi…sonuç; ortada…6 milyar insan evlerde…( öyle ki bu virüs’ün wuhanda ki gizli bir askeri tesisden yayıldığı kanısı araştırılmaktadır) neyse konumuzu dağıtmayalım….spectral (görünmeyen hedefler) gerçek hayatta böyle bir silah geliştirilebilir mi ? bu soruya kesin bir cevap vermek zor lakin yaptığım araştırmalar neticesinde bu tarz bir silahın geliştirilme çabası sovyet rusya döneminde askeri gizli tesislerde denenmiş kaynak (WikiLeaks Belgeleri) : ) başarılı sonuçlar elde edilmiş midir ? yada negatif sonuçlanmış araştırma durdurulmuş mu ? orasını bilemiyoruz….sadece bu filmin sovyet döneminde ki bu gizli araştırma tesislerinin açığa çıkmasından sonra bu araştırmalardan esinlenerek yapıldığını anlamak pek de zor değil : )………… spectral filmini başarılı buldum kaliteli oyuncu kadrosu ve özellikle senaryo yazarı lan fried’i tebrik ediyorum. bilim kurgu filmleri ne kadar gerçeğe yakın olursa…..o kadar mükemmel eserler ortaya çıkacaktır……… ”spectral” filmini izlemenizi öneriyor başka bir yazıda görüşmek dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

/ OĞULCAN OYMAK

TARİH’İN EN BÜYÜK KOMUTANI

Dünya Tarih’i Çeşitli savaşlara Şahit Olmuştur. Bu Savaşların Kazanılması Yada Kaybedilmesinde Şüphesiz En Önemli Faktör Orduları Yöneten Komutanlar Olmuştur….Aldıkları Kararlar Bazen Savaşların Sonuçlarını Değiştirmekle Kalmamış Dünya Tarih’ine de yön vermiştir……Bu Yazımızda Dünya Tarihinde Zaferleriyle Büyük Şöhrete kavuşmuş…kabul edirliliği Küresel Çapta Olan büyük Komutanları Baz Alacağız……

Tarih’in En büyük Askeri Dehası Kimdir?

Savaş Tarihini İnceleyen Uzmanlar Tarihin En Başarılı Komutanını Belirleme hususunda büyük bir çelişkiye Düşmektedir…Kimisi Cengizhan der…kimisi Napolyon,,,,Kimisi büyük İskender…kimisi de Timur….bu 4 ismi baz alırsak yaptıkları fetihler ve savaşlar da ki başarılarını göz önünde bulundurursak…… Cengizhan’dan başlayabiliriz….evet Cengizhan savaş kaybetmemiş Tüm Dünyanın büyük bir bölümünü fethedilme kabiliyetine sahip bir ordu yaratmış…. bir çok savaşı kazanmış bir komutan….lakin Cengizhanın bu devasa zaferlerinin ardında yatan husus şüphesiz çok yetenekli komutanlara sahip olmasıydı zira bu komutanların geleneksel ve yenilikçi stratejileri cengiz ve imparatorluğunun dünya tarihine damga vuracak zaferlere ulaşması ve büyük bir imparatorluğun kurulmasına vesile olmuştu…Napolyon’u baz alırsak, Napolyon Cengizhan’ın aksine bütün savaşlarda Komutanlarından ziyade kendi planladığı taktik ve stratejileri %90 oranında uygulamıştır. Napolyon’un çağın gereksinimi ve devrin büyük Devletlerine Karşı kazandığı bütün zaferlerde şüphesiz napolyonun taktik ve askeri dehaları ön plandadır…. napolyon her ne kadar zeki ve başarılı bir askeri komutan olsa da ! onunda bir zaafı vardı…. taktik ve stratejileri belirlerken savaşın yapılacağı alanda ki veyahut ülke de ki..coğrafya,iklim ve doğa şartlarını aynı zamanda da savaşın planlandığı coğrafyada ki savaş tarihini incelememiş olmasıdır. buda büyük bir stratejist için büyük bir zaaf teşkil etmektedir…nitekimdir ki, napolyon rusya seferinde ordusunun büyük bir kısmını kaybetmiş ve çöküş dönemine girmiştir. büyük iskender elbette yaşadığı döneme nazaran büyük bir komutan olduğunu görüyoruz. lakin pers imparatorluğunun ihtişamlı hatırasından esintilerin kalmadığı bir dönemi baz alırs ve seferlerde ki coğrafyalarda ki iklim şartları ve makedon ordusunun lehine olan konjoktürel durumları da göz önünde bulundurursak…büyük iskender başarılı olsa da dünyanın en başarılı askeri dehası diyemeyiz…!…ve EMİR TİMUR; zaaflardan yoksun bir komutan hayatı boyunca hiç savaş kaybetmemiş bir askeri deha…Büyük iskenderin 12 yılda zor fethedebildiği hindistan’ı 1 yılda baştan sona fetheden bir komutan…kendisi gibi hiç savaş kaybetmemiş Avrupa’yı Titreten yıldırım beyazıd’ı çubuk ovasında mağlup eden bir komutan…….şüphesiz bana sorarsanız ki….bu kanının bilimsel olduğu da varsayılabilir…emir timur tarih’in en büyük askeri Dehasıdır…..